Günümüz Gençliği—Şeytan’a Tapınmanın Kolay Bir Avı mı?
“ŞEYTAN’A tapınma, gençler arasında yayılıyor.” Bu haber 27 Şubat 1993 tarihli bir Fin gazetesinde yayımlandı. Tampere polisinin edindiği bilgilere göre, Finlandiya’da uyuşturucu ticaretiyle uğraşan suçlular gençleri, özellikle de kızları Şeytan’a tapınmaya yöneltmektedir. Bu işin kurbanları ve yeni üyeleri çoğu kez 10 ila 15 yaşlarındaki çocuklardır. Aynı gazete, “Şeytan’a tapınma, günümüz gençleri arasında verimli bir toprak buldu” dedi.
Bu gazete, “Şeytan’a tapınmanın dönüşü sadece ülkemize (Finlandiya) özgü bir olgu değildir” diye de uyardı. “Örneğin, Güney Afrika dergisi Johannesburg Star, Şeytan’a tapınmanın son zamanlarda ülkedeki varlıklı beyaz gençleri kötü şeyler yapmaya yönelttiğine ilişkin uyarıda bulundu.” Gerçekten de, Şeytan’a tapınma birçok ülkede hem ana-babalar hem de çocuklar için bir kâbustur.
Aslında Şeytan’a Tapınma, vereceği çok az şeye karşılık pek çok şey alacağını vaat ederek kişiyi aldatır. ’Teen dergisi, “İblis’e tapın; onun kirli işlerini yap, o da sana istediğini verir. Bazı çocukların Şeytan’a Tapınmayı çok çekici bulmalarının nedeni budur” diye açıklıyor.
Şeytan’a tapınan bir grubun üyesi olduğunu itiraf eden 17 yaşındaki bir genç, “hayatta her zevki tatmak gerektiğine inanıyorum” dedi. Şunları da sözlerine ekledi: “Doğada iki gücün olduğunu görüyorum: iyi ve kötü. İnsanlar sizi mutlu eden her şeye kötü diyorlar. Günah, insanı duygusal, fiziksel ve zihinsel yönden haz duymaya yöneltir.”
Şeytan’a tapınan tarikatlar konusunda uzman olan Denver’li (Colorado, ABD) bir polis dedektifine Şeytan’a tapınmanın erinlik çağındaki gençleri neden böylesine etkilediği sorulduğunda, şu cevabı verdi: “Şeytan’a tapınan bir gencin söylediklerini hiç unutmayacağım. Bana, ‘Yaşamaya değer ne var? Biz bugün için yaşıyor ve istediğimiz her şeyi yapıyoruz. Gelecek diye bir şey yok’ dedi.”
Dartmouth’daki (Kanada) Nova Scotia Hastanesi’nde gençler servisinin müdürü olan Dr. Halil Ahmed, Şeytan’a Tapınmanın cazibesi hakkındaki görüşünü şöyle açıkladı: “Gençler heyecan arıyor. Zayıf iradeli, çoğunlukla da yetersiz olanlar [Şeytan’a Tapınmayı] cazip buluyor. Bu onlara sahte bir güçlülük duygusu veriyor.”
Şeytan’a Tapınma konusunda tanınmış başka bir yetkili olan San Francisco’lu bir polis dedektifi de sorunun kökenine inip şunları belirtti: “Dünyamız kayıtsızlığın dolu olduğu bir yer. Başkalarından çok kendimizle ilgileniyoruz. Şiddete yönelik, yapıcı olmayan bir toplumda yaşıyoruz. Çocuklar bunu normal bir yaşam tarzı olarak görüyor ve bunun sonucunda da Şeytan’a Tapınmaya yöneliyorlar.”
Bugünün gençliği Şeytan’a Tapınmayla ne derece ilgileniyor? Tarikat Suçlarının Etkisini Araştırma Örgütü’nün başkanı ve Boise’de (Idaho, ABD) polis başkomiseri olan Larry Jones, “Çocuklar kendilerini ve arkadaşlarını öldürüyorlar. Başımızda büyük bir problem var” diye uyarıda bulundu. Lisede danışmanlık yaparken Şeytan’a Tapınmanın gidişatını ve gelişimini dikkatle izleyen Illinois eyaletinden başka bir polis memuru, gençlerin yüzde 90’ının geçici bir heves olarak bununla uğraştığını, fakat yüzde 10’unun ‘Şeytan’a Tapınmaya kendini tamamen kaptırdığını ve bunun içine battıkça battığını’ söyledi.
Brooklyn’de (New York) çıkan School News Nationwide adlı okul gazetesinin Ocak, Şubat, Mart 1994 sayılarının “Din” bölümünde, “Şeytan’a Tapınma Gençlere Neden Cazip Geliyor” başlıklı bir makale yayımlandı. Makalede şunlar söyledi: “İki genç okul kafeteryasında boğuştuktan sonra, galip gelen havaya zıpladı ve küçük parmağıyla işaret parmağını dik tutup yumruğunu sıkarak eliyle acayip bir selam çaktı. Resim öğretmeni, birçok çocuğun, keçi başlı Şeytan’a benzer adam resimleri yapmasına bir anlam veremiyordu. Ayrıca okulun kitaplığından büyücülükle ilgili kitaplar da sürekli kayboluyordu.
Aslında, çocuklar Şeytan’a Tapınmanın gücü, büyüsü ve gizemiyle ciddi olarak ilgilenmiyordu. Çoğu için o eğlenceli ve heyecan vericiydi. Bazıları için ise, çok ciddi bir konuydu—17 yaşındaki Lloyd Gamble için ölüme yol açacak kadar ciddiydi, çünkü Şeytan’a kurban sunma ayininde hayatını kaybetti.
Lloyd öldükten ve 15 yaşındaki erkek kardeşi onu öldürdüğü için tutuklandıktan sonra, Monroe ilçesindeki yetişkinler daha önce bir türlü anlayamadıkları işaretlerin—‘İblis’in simgesi’ el işaretlerinin, keçi başlı resimlerin ve bu gençlerin hayal gücünü besleyen, ayin ve büyülerine malzeme sağlayan kitapların—ne anlama geldiğini öğrendiler.”
Şeytan’a Tapınmanın etkisiyle, erinlik çağındaki ve daha küçük yaştaki çocukların, ana-babalarını ve diğer aile fertlerini öldürdüklerini bildiren haberlerin ardı arkası kesilmiyor. Bu tür eylemlerde çocuklar çocukları öldürdüler. Şeytan’a tapınan yetişkinler gibi, çocuklar da hayvanları sakat bıraktı ve öldürdü. Şeytancı ayinlerde altarların üzerinde ev hayvanları kurban edildi. İblis’e tapınma dinini benimsemiş çocukların yaptığı kasaplıkların sadece bir kısmını bile anlatmaya yerimiz yetmez.
Şeytan’a Tapınma acaba bu çocuklar için sadece bir eğlence mi? Gerçekten, İblis’e tapınanların sayısı çok çok az mı? Hiç de değil; doğaüstü güçlerle uğraşan bu kimseler hakkında araştırma yapanlar bu cevabı veriyor. Eskiden ahlak zabıtası olan ve bugün gençleri yönlendirmek amacıyla konuşmalar yapan David Toma, konuşma verdiği her okulda şu aynı soruyu sorduğunu söyledi: “Çocuklar, içinizde Şeytan’a Tapınma ile ilgisi olan birini kişisel olarak tanıyan ya da duyan kaç kişi var?” Onun tahminine göre, her defasında yaklaşık olarak “öğrencilerin üçte biri ellerini kaldırıyor.”
National Information Network’ün başkanı Shane Westhoelter’e göre, lise öğrencilerinin yüzde 30 ila 40’ı şu veya bu şekilde doğaüstü güçlerle uğraşıyor. Üstelik, Westhoelter, 17 yaşın altındakilerin işlediği ağır suçların yüzde 70’inin doğaüstü güçlerle uğraşanlar tarafından gerçekleştirildiği kanısında.
[Sayfa 5’teki pasaj]
Şeytan’a Tapınma günümüz gençleri arasında verimli bir toprak buldu