Va’zetme Sorumluluğunu Nasıl Yerine Getiriyorsun?
1 İsa sonun vakti hakkında verdiği peygamberlikte, gökte kurulan Krallığının iyi haberinin bir şahadet maksadıyla bütün meskûn yerde va’zedileceğini belirtti. (Mat. 24:14, YD) Bununla beraber, bu va’zetme faaliyeti aynı zamanda, koyunvari kişileri aramak amacını da güdecek ve onları, keçivari olanlardan ayıracaktı. (Mat. 25:31-33) Bu nedenle, böyle bir faaliyet, birinin, komşusuna karşı göstereceği sevginin bir ifadesidir; çünkü iyi haberi kabul etmek, ebedi hayat demektir.—Yuh. 17:3.
2 Acaba bu faaliyet en iyi şekilde nasıl yerine getirilebilir? Başta insanları kendi evlerinde ziyaret etmekle. Bütün insanlara ulaşabilmek için, Tanrı’nın gösterdiği bir düzeni uygularsak, sonuç iyi olacaktır. Bu, kişisel bir sahaya sahip olmak demektir. (II. Kor. 10:13; Gal. 2:9) Bunun sayesinde tam bir şahadet verilebilir ve birinin az önce ziyaret ettiği eve başka birinin tekrar gitmesinden kaçınılmış olunur. Çünkü bu, bazı ev sahiplerinin sinirlenmelerine yol açmaktadır. Bazan, müjdeciler farkında olmadan, hep aynı ev sahibinin kapısını çalmışlardır.
3 Tabii, insanları evlerinde ziyaret etmek kolay bir iş değildir. Aslında bu uygulama, şahadet vermenin en zor kısmıdır. Mukaddes Kitabın öğretimini yapan biriyle beraber evden eve gitme işine ilk defa katılan bir itfaiye eri şöyle dedi: “Aman, bu iş yanan bir binaya girmekten daha güç!” Evet, eğer bir itfaiye eri yanan bir binaya girerse, kurtulmaya muhtaç insanların kendisini iyi karşılayacaklarından kesinlikle emindir. Oysa iyi haberin bir vaizi, çok defa arzu edilmeyen bir kişidir ve insanları rahatsız eden biri sayılır. Çoğu zaman o bir yobaz olarak görülür ve reddedilir, çünkü insanlar buğün tehlikede olduklarını fark etmiyorlar. Böylece bir müjdecinin sevgi saikiyle hareket etmesi, sık sık yanlış anlaşılmaktadır.
4 Ayrıca, hiç görmediğimiz kişilerle konuşmak ve kapılarda baş gösterebilecek beklenmedik şartlara göğüs germek, her halde kolay değildir. Bu, durumlara intibak edebilmekle beraber cesaret, iman ve kararlılık ister. Bu iş ancak mukaddes ruhun sevki altında yapılabilir ve zaten şu anda bütün yeryüzünde Yehova’nın Şahitleri tarafından yapılmaktadır; çünkü bu iş, Tanrı’nın desteklediği bir iştir.—Mat. 19:26.
5 Evet, komşularımıza, yani insanlara karşı duyduğumuz sevgimiz ve merhametli tutumumuz, onları evlerinde ziyaret etmek için en önemli nedendir. Bu sevgi sayesinde, kapılarda, daima onlara yaklaşmak için yeni yöntemler bulabiliriz. Bir hastayı tedavi etmek için hizmet eden bir doktor gibi, biz de Tanrı’nın bir hizmetçisi olarak, insanlar tarafından reddedildiğimiz zaman, işimizden vazgeçmeyeceğiz. Genellikle insanlar, kapıda dinleri hakkında konuşmağa alışık değildirler, çünkü çoğu, zaten bir dine sahip olduğunu kabul eder. Bu tutumlarını yenebilmek için takt ve nezaket gösterilmelidir. Kapılarda baş gösterecek şartları da iyi değerlendirmek lazımdır. Karşımıza çıkan bir erkek mi, yoksa bir kadın mı? Acaba meşgul mu? Akşam mı, yoksa sabah mı ziyaretine geldik. Etrafta çocukları var mı? Yoksa komşuları mı var? Konuştuğumuz kimse tahsilli mi, yoksa tahsilsiz mi? Bütün bu şartlar göz önünde bulundurulmalı.
6 Bazıları kısa ve nazik bir selam sözünden sonra şöyle konuşmayı pratik buldular: “Yeryüzüne barışın nasıl geleceğine dair çok ilginç bir kitap okudum; bu kitabı size sunmak istiyorum. Onun siyasetle hiçbir ilgisi yok, sadece Tanrı’nın çok yakında neler yapacağını gösteriyor.” Başkaları, içinde ilgi çekici bir makale bulunan bir “Seri” kitabını kullandılar. Diğerleri, zamanımızda giderek daha çok insanın Tanrı’ya karşı imanlarını kaybedip Tanrıtanımaz olduklarını söylediler. Böylece şunları söyleyebiliriz: “İnsanların Tanrı’ya karşı, imanlarını kuvvetlendirmek için yardım etmek istiyorum, çünkü Tanrı vaadini mutlaka yerine getirecektir.” Giriş olarak bir kimse ne kullanırsa kullansın, sözlerini kısa tutmalı ve esas konuya geçmelidir, çünkü insanlar genellikle çok meşguldürler. Bir tekrar ziyarette daha uzun müzakereler yapılabilir.
7 Eğer insanlar kızar ve hatta bizi reddedip tehdit ederlerse, ne olacak? Sadece İsa’nın Matta 10:14’te verdiği öğüdü hatırla ve onu uygula. Kendisi misilleme yapmadı, tehdit de etmedi. İnsanları ziyaret etmenin, yayınlar dağıtmanın yasal bir hak olduğunu ve eğer fırsat varsa bunun, kanunun bir ihlali olmadığını izah et. (Böyle durumlar için daima mahkeme kararlarını yanında taşımak iyi olur.) Eğer böyle bir fırsatın yoksa en iyi yöntem, nazik bir söz söyledikten sonra o kapıdan ayrılmaktır. Eğer biri ihbar ederse, polis gelinceye kadar bekmeğe de mecbur değiliz. İnsanları bizi dinlemeye zorlamıyoruz, kapılarda tartışmalara da girmek istemiyoruz.
8 Kişisel bir sahamız varsa, Tanrı’ya ve komşumuza karşı olan sorumluluğumuzu daha iyi yerine getirebilecek durumda oluruz. Aynı zamanda sahamızda oturan kişilere karşı kişisel sorumluluğumuzu daha belirgin şekilde hissederiz. (Yunus 4:11) Ayrıca, Yehova’nın insanlara karşı gösterdiği sevgi ve merhamet dolu tutumunu da daha iyi yansıtabiliriz. (Hez. 9:4; 3:16-31) Yehova’nın bizi yöneteceğine güvenerek, görevimizi yerine getirmek için gerekli cesarete sahip olalım, çünkü O’nun iradesi insanların Kendi maksadı hakkında haberdar edilmesidir.—I. Tim. 2:4.