Watchtower ONLINE KÜTÜPHANE
Watchtower
ONLINE KÜTÜPHANE
Türkçe
  • KUTSAL KİTAP
  • YAYINLAR
  • İBADETLER
  • w84 1/11 s. 28-31
  • Görev veya Zevk—Hangisini İlk Planda Tutuyorsunuz?

Bu kısım için bir video yok.

Üzgünüz, video yüklenirken bir hata oluştu.

  • Görev veya Zevk—Hangisini İlk Planda Tutuyorsunuz?
  • Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1984 (Dinsel Seri 37-47)
  • Altbaşlıklar
  • Benzer Malzeme
  • GÖREVLERİMİZ
  • YASAK “ZEVK” TÜRLERİ
  • ZEVKLERLE İLGİLİ PRENSİPLER
  • GÖREVİ YERİNE GETİRME ZEVKİ
  • GÖREV DUYGUMUZU BİLMEK
  • Okuyucuların Soruları
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—2001
  • Ne Tür Bir Sevgi Sizi Gerçekten Mutlu Edebilir?
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur (İnceleme)—2018
  • Kutsal Kitaba Göre Cinsel İlişkiden Zevk Almak Günah mıdır?
    Kutsal Kitapla İlgili Soruların Cevapları
  • Sadık Olduğunu İspat Et
    Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1980 (İnceleme Serisi 52-59)
Daha Fazla
Gözcü Kulesi Yehova’nın Gökteki Krallığını Duyurur—1984 (Dinsel Seri 37-47)
w84 1/11 s. 28-31

Görev veya Zevk—Hangisini İlk Planda Tutuyorsunuz?

YARATICI Yehova Tanrı, bizi hür iradeyle yarattı. Başka sözlerle, bize ne yapacağımızı seçme özgürlüğü ve yeteneği verdi. Bu, göreve ve zevk konusunda bir seçim yapmak anlamına gelir.

Eski bir atasözü şöyle der: “Önce görev, sonra zevk”. Görev ve zevk çok defa çatıştığı halde, bunun mutlaka böyle olması gerekmez. Fakat çatıştığı zaman, acaba hangisini ilk plana koyuyoruz? Görev, ‘kişinin ahlaksal yükümlülüğü gereğince, yapması veya yapmaması gereken şey’ olarak tarif edilmiştir. Zevk ise, ‘haz, keyif, hoşnutluk durumu’, yani memnun olma duygusudur.

GÖREVLERİMİZ

İsa Mesih’in gösterdiği gibi, başta gelen görev ve yükümlülüklerimiz Yaratıcımız Yehova Tanrı’ya karşı olanlardır. (Markos 12:29, 30) Tanrı’nın günümüzdeki hizmetçilerinin amaçlarının başlıcası, O’nun ismine ve Krallığına şahadet etme ve şakirt etme işidir. (İşaya 43:10-12; Matta 10:7; 24:14; 28:19, 20) İsa Mesih’in ardınca yürüyenler bu görevlerini yerine getirmek için, sürekli Mukaddes Kitap bilgisini almalı, kardeşleriyle muntazaman bir araya gelmeli ve duada sebatla devam etmelidirler. Bu suretle Mesih’in bir takipçisinin başta gelen görevine bu görevler de dahildir.—I. Timoteos 4:16; İbraniler 10:23-25; Romalılar 12:2; Vaiz 12:13.

Aynı zamanda, diğer insanlara karşı da yükümlülüklerimiz vardır. Bunlar daha çok dünyevi türdendir. ‘Yemek, içmek istiyorsak, çalışmalıyız da’; başkalarının sırtından geçinmeye çalışmamalıyız. Ailemizin ihtiyacı olan şeyleri karşılamamız da gereklidir. Yaşadığımız ülkenin trafik kuralları gibi kanunlarına itaat etmeli, vergilerimizi de ödemeliyiz.—Romalılar 12:17; 13:1-7; II. Selânikliler 3:10; I. Timoteos 5:8.

Tanrı’ya, ailemize, komşularımıza ve evet, kendimize karşı da görevlerimiz vardır. Görev, görev ve yine görev! Bu, kişisel zevklerle uğraşmak için hiçbir vaktin veya fırsatın olmadığı anlamına mı gelir? Hayır, bu, sadece zevki, sınırları içinde tutmamız gerektiği demektir. Bu “son günler”de birçok insanın yaptığı gibi, “zevki Allahtan ziyade seven” olmalıyız.—II. Timoteos 3:1, 4.

YASAK “ZEVK” TÜRLERİ

Zevki sınırları içinde tutmak için, bazı türlerinin görevlerimizle bağdaştırılamadığını fark etmeliyiz, zira Mukaddes Kitap prensiplerine uygun olan yaşayışımızda bunların yeri yoktur. Bugün “sırf zevk” veya “hoşlarına gittiği” için trafik kurallarının çiğneyen, dükkânları soyan veya başka yönlerden kanuna aykırı hareket edenler vardır. Tüm böyle hareketlerin yasak “zevkler” olduğu açıktır.

Başka kimseler, uyuşturucu maddelerden zevk alarak uyuşturucuların kölesi olurlar. Yine başkaları tütünün herhangi bir tür kullanılışından zevk alırlar. Bu gibi alışkanlıklar da, Tanrı’ya ve komşumuza karşı olan görevlerimizle çatışır. Hür kişiler olmaları, komşularını sevmeleri ve ‘kendilerini bedenin ve ruhun her murdarlığından temiz etmeleri’ İsa’nın takipçilerine öğütlenmiştir.—II. Korintoslular 7:7; Matta 22:39; Romalılar 6:6, 16; 13:10.

Günümüzde peşinde koşulan yasak zevklerin çok yaygın olan türü şüphesiz gayrimeşru sekstir. Bu gibi şehevi “zevkler” Tanrı’ya ve komşumuza karşı olan görevlerimize ters düşer. (Yakub 4:3; Süleymanın Meselleri 6:20-35) Sadece cinsel ahlaksızlığa düşmekten kaçınmamalı, fakat onunla oynamamalıyız da. Bu gibi ahlaksız zevk türlerinin yasak olduğu gerçeği, onları daha arzulu ve hoş kılar gibidir; fahişenin tam şu çağrısı gibi: “Aşırılmış sular tatlıdır, ve gizlide yenilen ekmek lezzetlidir.”—Süleymanın Meselleri 9:17.

Böyle zevk türleri kâmillikten düşmüş bir beden için neden iğvaya düşürücüdür? Çünkü “adamın yüreğinin tasavvuru gençliğinden beri kötüdür.” Bundan dolayı Yehova’nın bir Şahidi, resul Pavlus’un yaptığı gibi ‘bedenine cefa verip onu köle etmelidir.’ (Tekvin 8:21; I. Korintoslular 9:27) Tanrısal tasvibi kazanmak istiyorsak, bu gayrimeşru zevklere yönelmemeliyiz.

ZEVKLERLE İLGİLİ PRENSİPLER

İsa’nın takipçilerinin uğraşabileceği birçok zevk türü vardır. Fakat onları uygun sınırlar içinde tutmak için bize nitelik, nicelik, zaman ve değerle ilgili prensipler yol göstermelidir. Buna dair bir örnek verelim: Yaygın olan ve insanların çoğunlukla hoşlandıkları bir zevk, şüphesiz yemek yemektir. Onu zevkli kılan şey, muhakkak Tanrı’nın hak edilmemiş inayetidir. Bu zevkin ‘yaşamak için yemeli, yemek için yaşamamalıyız’ prensibine dayandırılmadığı söylenebilir.

Yemek yememiz prensipler tarafından yönetilmesi gerektiğinden, sadece damağımıza hoş geleni değil, bizim için yararlı yiyecekleri seçmek isteyeceğiz. Aynı zamanda, bize yetecek kadarından fazlasını, yani tıka baka yememeğe dikkat etmek isteyeceğiz. Bundan başka, zaman faktörüne de dikkat etmeliyiz. Ağır yemeklerin zihni toparlamayı ve çok maharet gerektiren işleri oldukça engellediği bilinir. Profesyonel bir şarkıcı, tam konser vermeden önce büyükçe bir bifteği veya bir hindi dolmasını yemek istemeyeceği gibi, biz de zor bir tahsisi ele almadan veya bir Mukaddes Kitap konuşmasını vermeden önce böyle yememeliyiz. Aslında bol bir yemek, başka birinin verdiği Mukaddes Kitap konuşmasından yararlanmamızı da engelleyebilir. Tabii, allerjisi, şeker hastalığı veya aşırı şişman olan kimselerin yemek yeme zevkini alırken, nitelik, nicelik ve zaman prensiplerine daha da dikkat etmek için önemli nedenleri vardır. Ayrıca zevk için müsrifçe para harcayarak düşüncesiz olmak da istemiyoruz.

Birçokları için televizyon seyretmek başka bir zevktir. Tanrı’nın bir hizmetçisi olarak izleyeceğimiz programın, eğitici değilse de zevkli ve sağlıklı olduğundan emin olmak istiyoruz. Bundan başka yeterli derecede uykumuzu alamama veya görevimizi yerine getirememe korkusuyla da televizyonun karşısında gereğinden fazla kalmayarak nicelik etkenine de dikkat etmek istiyoruz. Zamanını ayarlamak da düşünülmelidir. Çünkü TV programlarının uyku ihtiyacımızı veya cemaatin ibadet toplantılarına katılma gibi faaliyetleri engellemesine hiçbir zaman istemiyoruz.

Televizyonu izleme zevki için geçerli olan, sinemaya veya spor karşılaşmalarına gitme konusunda da aynı derecede geçerlidir. İman kardeşlerimizle bir Mukaddes Kitap konuşması dinlememiz gerektiği zaman, herhangi bir stadyumda futbol izlememiz gerçekten uygun değildir, değil mi? Ne de müzik merakımız, bizim aynı tür hatalar yapmamıza neden olmalıdır.

Herhangi bir hobimizle uğraşmaktan zevk alabiliriz. Fakat burada da zaptınefs göstermeli ve önce gelmesi gereken şeyleri ilk plana koymalıyız. Şayet hobimiz bizi sigara içen veya aşağılayıcı bir dil kullanan kötü arkadaşlarla bir araya getiriyorsa? Veya çok pahalı ve sağlığımıza zarar verici ise ya da ailemize zorlukla getiriyorsa, ne olacak? Durum böyle ise, hobimizi değiştirmek uygun olmaz mı?

Fakat hobimizin veya uğraşımızın kötü tarafları yoksa da, bunun sınırları içinde tutmaya dikkat etmeliyiz. Örneğin evli bir adamın tavla merakı olabilir. Fakat aile fertleri onunla bu zevk paylaşmıyorlarsa, bu faaliyet için harcanan vakti azaltması hikmet ve sevginin bir ifadesi olacaktır. Kendisine herhangi bir ibadet toplantısını ihmal ettirecek bir tavla yarışmasına katılmak da istemeyecektir. Tabii ki tavla için geçerli olan şey, yürüyüş yapmak, yüzmek veya kayık ve yat seferleri gibi diğer dinlenme türleri için de geçerlidir.

Tatil vakti, bir dinlenme zamanıdır. Fakat İsa Mesih’in takipçileri olarak bu konuda sadece yabancıların arasında bulunduğumuz veya pek çok vaktimiz olduğu için, davranışımızda dikkatsiz olmak istemeyeceğiz. Ne de, Yehova’nın Şahitlerinin büyük ibadet toplantılarına gitmek yerine gezip tozmak veya bazı eğlence merkezlerini görmek isteyeceğiz.

GÖREVİ YERİNE GETİRME ZEVKİ

Evet, görevin yerine getirilmesinden çok zevk alınabilir. Birçok kimse görev ve zevkin birbirine ters düştüğünü düşünüyorsa da, durumun böyle olması gerekmez. Doğru bir zihni tutuma sahipsek, görevimizi yerine getirmekten de çok zevk alabiliriz. İlk insan Âdem şüphesiz evine, Aden’deki güzel cennet bahçesine özen göstermekten çok zevk almıştı. Aynı zamanda o, bahçedeki tüm hayvanları yakından tanıyıp onları isimlendirmekten de çok zevk almış olmalıydı! Ve Yehova, Âdem’e karısı Havva’yı verdiği zaman, onun zevk ve mutluluğu Tekvin 2:15, 18-23 ayetlerinde değinildiği gibi daha da arttı.

Bir koca, iş türü ne olursa olsun, eğer onu kendisinin ve ailesinin şerefli tarzda geçimini sağlayan bir vasıta olarak kabul ediyorsa o işten zevk alabilir. Doğru bir zihni tutuma sahip olan bir zevce için de durum aynıdır. Evini derli toplu tutmaktan, ailesine lezzetli yemekler pişirmekten ve benzeri işler yapmaktan zevk alabilir.

Görevini yerine getirmekten zevk almanın çok iyi bir örneği Yehova’nın Şahitlerinin durumunda görülmektedir. Pek çok şahit, Mukaddes Kitabı tetkik etmekten ve yeni hakikatleri öğrenmekten büyük sevinç duyuyorlar. Bu konuda onlar, tıpkı Mezmur yazarının dediği gibi, düşünürler: “Çok ganimet bulan adam gibi, ben senin sözünle mesrur olurum.”—Mezmur 119:162.

Yehova’nın Şahitleri, cemaatlerinin toplantılarında ve muntazaman yapılan büyük ibadet toplantılarında bir araya gelmekten de zevk alırlar. Bundan başak onlar, İsa’nın “vermek almaktan daha mutludur” sözlerinin doğruluğuna inanırlar. (Resullerin İşleri 20:35) Evden eve giderek Tanrı’nın Gökteki Krallığının iyi haberini va’zetmekle hem Tanrı’ya hem de komşularına karşı olan görevlerini yerine getirirler. Dinlemek ve kendileriyle Mukaddes Kitabı müzakere etmek isteyen birini bulduklarında ve özellikle bir kimse ‘ruhi ihtiyaçlarını fark eden’ biri olduğunu kanıtladığı zaman, bu görevlerden dolayı da derin bir mutluluk duyarlar.—Matta 5:3, YD.

GÖREV DUYGUMUZU BİLMEK

Görev duygumuzu bilmeğe ve zevki sınırları içinde tutmağa hangi şey yardım edecektir? Adalet ve makul olmak. Örneğin, gerçekten cömert olmak için adil olduğumuzu göstermeliyiz. Ailemizin ihtiyacını karşılamayacak kadar başkalarına yardım etmek kesinlikle doğru olmayacaktır. Makul olmamız, görevimizi yerine getirmekten kaçındığımız derecede, kendimize ve çevremize zarar verdiğimizi anlamamıza yardım edecek. Başka insanların bize zarar vermelerini istemediğimiz gibi, biz de onlara zarar vermekten kaçınmalıyız.—Luka 6:31.

Özellikle sevgi, zevkten önce görevi başa koymamız için bize yardım edecek. Tanrı’yı sevmek, O’nun emirlerini tutmak ve O’na karşı görevlerimizi yerine getirmek demektir. (I. Yuhanna 5:3) Komşu sevgisi ise, sadece refahımızla değil, onlarınkiyle de ilgilenmeğe bizi sevk edecektir.—I. Korintoslular 10:24.

Şu halde yaşamımızda zevkin önemli bir yeri vardır. Görevimizi yerine getirmekten de büyük zevk alabiliriz. Şayet zevki kontrolümüz altında bulunduruyor ve görevimize ters düşmesinden sakınıyorsak, başka tür zevklerden de sevinç duyabiliriz. Bundan dolayı zevkimizin niteliği, niceliği ve değer kadar, ona harcadığımız zamana da dikkat edelim. Bu, tabii, görevi zevkten önce listenin başına koymak demektir.

    Türkçe Yayınlar (1974-2026)
    Oturumu Kapat
    Oturum Aç
    • Türkçe
    • Paylaş
    • Tercihler
    • Copyright © 2025 Watch Tower Bible and Tract Society of PA
    • Kullanım Şartları
    • Gizlilik İlkesi
    • Privacy Settings
    • JW.ORG
    • Oturum Aç
    Paylaş