Hayatımız ve Hizmetimiz İbadeti Kitapçığı İçin Kaynaklar
12-18 EKİM
TANRI’NIN SÖZÜNDEKİ HAZİNELER | ÇIKIŞ 33-34
“Yehova’nın Bizi O’na Yaklaştıran Nitelikleri”
it-2-E 466-467
İsim
Maddi evren Tanrı’nın varlığına tanıklık eder, fakat O’nun ismini açıklamaz (Me 19:1; Ro 1:20). Tanrı’nın ismini bilmek, bu ismi sözcük olarak bilmekten daha fazlasıdır (2Ta 6:33). Bu, Tanrı’yı bir Kişi olarak gerçek anlamda tanımak, yani Kutsal Kitapta açıklanan amaçlarını, işlerini ve niteliklerini öğrenmek anlamına gelir (Ayrıca 1Kr 8:41-43; 9:3, 7; Ne 9:10 ile karşılaştırın). Musa’nın durumuna bakalım. Yehova ona “seni adınla tanıyorum” demişti, yani onu yakından tanıyordu (Çk 33:12). Musa Yehova’nın ihtişamını görme ayrıcalığına sahip olmuş ve ‘Yehova ismini bildirdiğinde’ bunu duymuştu (Çk 34:5). Bu bildiri Yehova isminin tekrarlanmasından ibaret değildi, Tanrı’nın nitelikleri ve işleri hakkında bir açıklamaydı: “Yehova, Yehova; merhametli, lütufkâr, çabuk öfkelenmeyen, vefalı sevgisi ve hakikati engin olan Tanrı. Vefalı sevgisini binlerce nesle dek sürdürür; kabahati, suçu ve günahı bağışlar. Fakat suçluyu asla cezasız bırakmaz; babaların suçunun cezasını oğullara, torunlara, üçüncü ve dördüncü nesle çektirir” (Çk 34:6, 7). Benzer şekilde Musa da ilahisinde “Yehova’nın ismini bildireceğim” dedikten sonra Tanrı’nın İsrailoğullarıyla nasıl ilgilendiğini ve O’nun kişiliğini anlattı (Tkr 32:3-44).
26 EKİM–1 KASIM
TANRI’NIN SÖZÜNDEKİ HAZİNELER | ÇIKIŞ 37-38
“Kutsal Çadırdaki Sunaklar ve Hakiki Tapınmadaki Rolleri”
it-1-E 82 p. 3
Sunak
Buhur sunağı. ‘Altın sunak’ (Çk 39:38) olarak da adlandırılan buhur sunağı, akasya ağacından yapılmıştı. Üzeri ve yanları altınla kaplıydı. Üstte çepçevre bir altın kenar süsü vardı. Kare şeklindeki sunağın kenarları 44,5 santimetre, yüksekliği ise 89 santimetreydi. Dört üst köşesinde “boynuzlar” vardı. Sunağın altın kenar süsünün aşağısında, karşılıklı iki kenara yerleştirilmiş dört altın halka vardı. Sunak taşınırken bu halkalara akasya ağacından yapılmış altın kaplı iki sırık takılırdı (Çk 30:1-5; 37:25-28). Bu sunağın üzerinde sabah ve akşam olmak üzere günde iki kez özel bir buhur yakılırdı (Çk 30:7-9, 34-38). Buhur sunağında, ateş kapları veya buhurdanlar kullanıldığı anlaşılıyor (Le 16:12, 13; İb 9:4; Vh 8:5; ayrıca 2Ta 26:16, 19 ile karşılaştırın). Buhur sunağı, Kutsal Çadırın içinde En Kutsal Yeri ayıran perdenin hemen önünde duruyordu. Bu nedenle onun ‘Hatırlatma Sandığının önünde’ olduğu söylenmişti (Çk 30:1, 6; 40:5, 26, 27).
it-1-E 1195
Buhur
Çöldeki Kutsal Çadırda kullanılacak kutsal buhur, İsrail halkının bağışladığı değerli malzemelerle yapıldı (Çk 25:1, 2, 6; 35:4, 5, 8, 27-29). Yehova bu dörtlü karşımın tarifini verirken Musa’ya şöyle dedi: “Güzel kokulu baharatlar al; karagünlük, kokulu buhur, güzel kokulu kasnı ve saf akgünlük. Hepsi aynı miktarda olsun. Bunlardan bir buhur, bir baharat karışımı yapacaksın; aktar ustalığıyla hazırlanıp tuz katılacak; katışıksız ve kutsal olacak. Bir kısmını dövüp ince toz haline getireceksin ve bundan biraz alıp Toplanma Çadırındaki Hatırlatma Sandığının önüne, sana görüneceğim o yere koyacaksın. Bu buhur sizin için çok kutsal olacak.” Sonra da buhurun sadece tapınmaya özel ve kutsal olduğunu vurgulamak için şunu ekledi: “Kim kokusu için bunun aynısından yaparsa halkının arasında yaşatılmayacaktır” (Çk 30:34-38; 37:29).
it-1-E 82 p. 1
Sunak
Kutsal Çadırdaki Sunaklar. Kutsal Çadır kurulurken Tanrı’nın verdiği modele göre iki sunak yapıldı. Yakılan sunu sunağına “bakır sunak” da denilirdi (Çk 39:39). Sunak, akasya ağacından yapılmış içi boş bir sandık gibiydi ve anlaşılan üstü ve altı açıktı. Kare şeklindeki sunağın kenarları 2,2 metre, yüksekliği ise 1,3 metreydi. Dört üst köşesinde “boynuzlar” vardı. Yüzeyi tamamen bakırla kaplıydı. “Pervazın alt kısmına, sunağın içine” ağ biçimindeki bir bakır ızgara yerleştirilmişti; ‘ızgara sunağın ortasındaydı.’ Dört uçta ızgaraya yakın şekilde yerleştirilmiş dört halka vardı. Sunak taşınırken akasya ağacından sırıkların da bu halkalara geçirildiği anlaşılıyor. Sunakta kullanılan bakır takımlar arasında külleri toplamak için kova ve kürekler, hayvanın kanının toplandığı leğenler, et için kullanılan çatallar ve ateş kapları vardı (Çk 27:1-8; 38:1-7, 30; Sy 4:14).
Ruhi Hazineleri Keşfedin
it-1-E 36
Akasya
Akasya ağacının uzun dikenli dalları yanlara doğru yayılır. Bu dallar genellikle yakınlardaki başka akasyaların dallarıyla birbirine geçerek sık bir çalılık oluşturur. Kutsal Kitabın akasya için nerdeyse her seferinde çoğul haldeki şittim sözcüğünü kullanmasının nedeni kuşkusuz budur. Kutsal Kitapta bahsedilen akasya ağacı 6-8 metreye kadar büyüyebilir ama genelde çalı görünümündedir. Yumuşak, tüylü yaprakları vardır ve hoş kokulu sarı çiçeklerle bezelidir. Bu çiçekler, uca doğru incelen kıvrık tohum zarfları şeklinde meyveler oluşturur. Ağacın siyah kaba kabuğunun altındaki odun çok sert, düzgün lif yapısına sahip sağlam bir odundur ve böceklerin saldırısına dirençlidir. Akasya bu özellikleri ve çölde kolayca bulunması nedeniyle Kutsal Çadırın ve eşyalarının yapımı için uygun bir malzemeydi. Akasya ağacından yapılan eşyalar arasında şunlar vardı: ahit sandığı (Çk 25:10; 37:1), huzur ekmeklerinin konulduğu masa (Çk 25:23; 37:10), sunaklar (Çk 27:1; 37:25; 38:1), sırıklar (Çk 25:13, 28; 27:6; 30:5; 37:4, 15, 28; 38:6), perdelerin direkleri (Çk 26:32, 37; 36:36), çerçeveler (Çk 26:15; 36:20) ve kirişleri (Çk 26:26; 36:31).